Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi

Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğar ve aynı var olma hakkına sahiptir. -Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi

22 Ekim 2022 Cumartesi

MALPRAKTİS NEDİR ?

 

MALPRAKTİS NEDİR?

İngilizce’den dilimize yeni girmiş bir kavram. Nişanyan Etimoloji Sözlüğüne göre  tespit edilen en eski Türkçe kaynak 2001 tarihli.

Türkçe Sözlük

malpraktis İng. malpractice

Özen göstermeksizin veya yanlış uygulanan tedavi sonucunda ortaya çıkan, görevi kötüye kullanma anlamına gelen hukuki durum.

Nişanyan

İngilizce malpractice “(özellikle tıpta) yanlış uygulama” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İngilizce ve Fransızca mal “kötü, yanlış” ve İngilizce practice “pratik” sözcüklerinin bileşiğidir.

 

İngilizce Etimoloji Sözlüğü

 mal- +practice kelimelerinden türetilmiş melez bir kelimedir.

1670’lerden itibaren “cehalet/bilgisizlik, dikkatsizlik/ihmal veya suç niyeti gibi nedenlerle hastalığa, hamileliğe ve bedensel yaralanmaya karşı kötü muamele” anlamında kullanılmaya başlanmıştır.

1758’den itibaren de “bir kişinin güvenilir bir konumdayken kendi menfaati için yasadışı eylemde bulunması” anlamı eklenmiştir.

Malpractice: (isim) (Webster Sözlük)

1: Mesleki görevi ihmal veya yaralanma, kayıp veya hasarla sonuçlanan profesyonel hizmetler sunan birinin (bir doktor gibi) olağan bir mesleki beceri veya öğrenme derecesini uygulamadaki başarısızlığı

2: Zararlı, ihmalkar veya yanlış bir uygulama : Kötü uygulama

 

Mal ve Practice  kelimelerini biraz daha yakından inceleyelim:

Mal- (Kısaltma)

Kötü, kötü  şekilde, anormal, anormal şekilde, yetersiz, eksik, yetersiz şekilde

Etimolojisi:

Eski İngilizce ve İngilizce-Fransızca “kötü, kötülük, kötü şekilde” anlamlarında kullanılan “mal” kelimesinden, Latince “kötü, kötülük, yanlış, kusurlu, eksik, olumsuz” anlamlarında kullanılan “mal, male,malus” kelimelerinden, muhtemelen Proto-Hint-Avrupa dillerinde “kötü, yanlış” anlamına gelen “mel” kelimesinden

Practice (fiil ve isim)

Uygulamak, uygulama

Fiil olarak tanımları

1)-Yürütmek, uygulamak (14.yy dan itibaren)

   -alışkanlıkla yapmak veya yapmak

-profesyonel olarak meşgul olmak

2)-Yetkin olmak için tekrar tekrar yapmak

-tekrarlanan egzersizlerle eğitmek

İsim olarak tanımları

1)-gerçek performans veya uygulama ( 15. yy dan itibaren)

-tekrarlanan veya alışılmış eylem

- Bir şey yapmanın olağan yolu

-dava ve kovuşturmaların yapılma şekli

2)-yeterlilik için sistematik egzersiz

-egzersizle yetkin olma

-mesleğin sürekli icrası

Etimolojisi:

Eski İngilizce “practisen”(pratik yapmak), Eski Fransızca “practiser”(uygulayıcı), Ortaçağ Latince “practizare(uygulama) , practicare(uygulama), practica practice (pratik uygulama), geç latince “practice” (uygulama), Yunanca “praktikē ve dişili praktikos”(uygulama)

Pract : yapmak, hareket etmek ve çalışmak anlamlarında Latince bir köktür.

Tıbbi Malpraktis (*)

Malpraktis “mala”(kötü) ve “praxis”(uygulama) kelimelerinin birleşmesinden oluşup “hatalı, yanlış mesleki uygulama” anlamındadır. Ayrıca “bir meslek mensubunun, mesleğini uyguladığı esnada ortaya çıkan hatalı, kusurlu hareketleri” olarak da tanımlanabilir.

Tıbbi malpraktis (tıbbi uygulama hataları) Dünya Tabipler Birliği’nin 1992 yılında yapılan 44. Genel Kurulu'nda kabul edilen Marbella Bildirgesi’nde “hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar” şeklinde tanımlanmış; tıbbi bakım ve tedavi sırasında görülen ve hekimin hatası olmayan durumlardan (komplikasyon) ayırt edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. TTB Hekimlik Mesleği Etik İlkeleri Madde 13’te “ Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulanması ”, TTB Disiplin Yönetmeliği’nde ise “meslekte bilgi ve beceri yetersizliği, özen eksikliği, dikkatsizlik ve benzeri kusurlardan dolayı eksik ya da yanlış tanı ve tedavide bulunarak hastaya zarar vermek” olarak tanımlanmıştır.

Tıbbi kötü uygulama (**); Sağlık personelinin kasıt veya kusur veya ihmal ile standart uygulamayı yapmaması bilgi veya beceri eksikliği ile yanlış veya eksik teşhiste bulunması veya yanlış tedavi uygulaması veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar meydana getiren fiil ve durumu,

 * TTB ve Tabip Odalarının Tıbbi Etik Ve Deontolojiyi Koruma Sorumluluğu - Aralık 2018, Ankara - Türk Tabipleri Birliği Yayınları - Tıbbi Malpraktis -Dr. Sermet KOÇ

** Tıbbi Hizmetlerin Kötü Uygulanmasından Doğan Sorumluluk Kanun Teklifi -2020 - Madde 3

 


18 Ekim 2022 Salı

MAYA’NIN SON 33 GÜNÜ – BİR MALPRAKTİS OLAYI

 

MAYA’NIN SON 33 GÜNÜ – BİR MALPRAKTİS OLAYI

Olayları anlatırken kişilerin ve kurumların asıl isimlerini kullanmadım. Okurken karışıklık olmasın diye  açıklamak isterim:

VETERİNER-1 (VET-1) ve KLİNİK-1  = Kendi veterinerimiz ve sağ kulakta ilk ameliyatın (30 Ağustos) yapıldığı klinik.

EX = Ameliyatı yapan veteriner.

KLİNİK-2 : EX'in ikinci ameliyatı (18 Eylül) yaptığı klinik.

KLİNİK-3 ve VETERİNER-2 (VET-2) : EX'in en son bizi yönlendirdiği klinik ve veteriner.

KLİNİK-4 :Gece serumları için gittiğimiz klinik.

KLİNİK-5, VETERİNER-3 (VET-3) ve VETERİNER-4 (VET-4) :  Son ameliyatın (28 Eylül) yapıldığı klinik, ameliyatı yapan veteriner ve tedavi takibini yapan veteriner.

Bu ameliyatla ilgili bize söylenenler şunlardı: Olabilecek tek komplikasyonun gözlerde üçüncü göz dediğimiz perdenin çıkmasıydı. O da genellikle tedavi sürecinde kendiliğinden geçer ya da damla kullanılırdı. EX'in yaptığı bu tür ameliyatlarda şimdiye kadar bir sorun yaşanmamıştı.

30 Ağustos

*Maya öğleden sonra  KLİNİK-1 de  EX tarafında ameliyat edildi (TA+VBO+LBO op.). Almaya gittiğimizde VET-1 bir kanama olduğunu o nedenle hırıltılı nefes alabileceğini söyledi. Önemli olmadığın söyledi. (Bununla ilgili daha sonra konuştuğumuzda şu açıklamayı yaptı: Operasyon bittikten sonra, entübasyon tüpünü çıkartırken kan gelmiş ve aspirasyon pinomoni olmasın diye bölgeyi temizlemişler. EX, VET-1'e oksijen vermesini söylemiş, başka açıklama yapmamış.) Ayrıca kulakta derinde çıkaramadığı yapışmış bir kiri başka bir gün KLİNİK-2'de endeskopiyle çıkaracağını söylemiş. EX bir önceki ameliyatta olduğu gibi gene bize bir açıklama yapmadan gitmişti. 

*Tedavi protokolünü VET-1 takip edecek.

31 Ağustos

 *05:53 – VET-1’e mesaj gönderdim.

"…… Maya geceyi pek iyi geçirmedi. Uyuyamadı. Nefes almakla ilgili sorunu var gibi. Başlarda boğazında bir şey varda onu çıkarmak istermiş gibi yapıyordu. Şimdi onlar azaldı. Ağzı açık dili dışarıda nefes almaya çalışıyor. Yorulunca dişlerini boxa takıyor öyle devam ediyor. 5-10 dakika yatıyor hemen doğruluyor. Böyle sabah ettik. Bir şey yapılması  gerekebilir. Biz kaygılandık." Beraberinde iki fotoğraf ve ses kaydı gönderiyorum.

Sabah erkenden MAYA,  KLİNİK-1’de küveze konuyor.

 VET-1, benim mesajımla beraber, durumu EX'e bildirdiğini ve gün içinde EX'in geleceğini söyledi.

Maya günü küvezde geçirdi. Ama EX gelmedi.

01 Eylül

* Geceyi aralıklarla Maya’ya evde oksijen vererek geçiriyoruz.

* Maya KLINIK-1 de oksijen almaya devam ediyor. Bugün daha iyi.

* VET-1, EX'le haberleştiği, çekilen video ve fotoğrafları gönderdiğini söylüyor.

* EX bugünde gelmiyor.

02 Eylül

* Evde Maya’nın kaldığı odada keskin bir  koku var. Bunu VET-1 söylüyorum.

Maya'nın tedavisi için sabah ve akşam KLİNİK-1'e gidiyoruz. Bu, hemen hemen her gün böyle devam etti.

 03 Eylül  

* Bugün direnin alınma günü; her gün pansuman değişmesine ve antibiyotiğe rağmen keskin koku var, çene altı şiş ve sert gibi. VET-1 direni çıkarıp çıkarmama konusunda kararsız kalıyor. Bize söylediğine göre EX'e fotoğrafları gönderiyor, ne yapması gerektiğini soruyor.  EX'ten dönüş alamıyor. Direni çıkarmamaya karar veriyor. 

04 Eylül

*Bugün EX, direni çıkarmasını, içeriyi serum fizyolojikle yıkayıp, sef vermesini söylemiş.

05 Eylül  

06 Eylül / 07 Eylül / 08 Eylül / 09 Eylül / 10 Eylül / 11 Eylül /12 Eylül

*Bu günlerde her gün sabah akşam KLİNİK-1'e gidiyoruz. Tedaviye devam ediliyor. Diren bölgesi temizleniyor. Bu süre içinde EX çocuğu görmeye gelmiyor, bildiğim kadarıyla sormuyor da.

13 Eylül

*Maya'nın dikişleri alındı. Maya'da  hala yeşil sümük gibi az kokulu akıntı devam ediyor. VET-1 kendisine söylenen tedavi protokolünü uyguluyor. Ama akıntı devam ediyor. Maya çok az yemek yiyor, az su içiyor. (Belki de yiyemiyor - o zaman anlamıyoruz)

*VET-1 dikişleri aldığını ve Maya'nın genel durumunu EX'e ilettiğini söyledi.

14 Eylül

* VET-1 direnin alındığı yerden akıntıyı gösteren videoyu EX’e gönderdiğini söyledi.

 15 Eylül

* Maya bu süre zarfında yaklaşık 1,5 kilo kaybetti. 

* Akşam denediğimiz yaş mamayı çok olmasa da severek yedi. 

16 Eylül

*Sabah VET-1 diren bölgesini temizlerken yaş mama parçaları diren deliğinden geldi.

*VET-1 durumu hemen EX'e ilettiğini ve fotoğrafları gönderdiğini söyledi.

* Biz çok kaygılıyız. Kaç gün oldu çocuk iyileşmiyor, üstelik direnden mama parçaları geliyor. Yemek yemediği için kilo kaybediyor. EX ortada yok. Biz EX’le görüşmek istiyoruz. Bize bir açıklama yapmasını istiyoruz.  Ama telefonla bile görüşemiyoruz.

*VET-1  yaptığı telefon görüşmeleri sonucunda  EX'in , önce ayın 24’üne, kendisinin ısrarı üzerine   ayın 20’sine randevu verdiğini söyledi. Bu sefer KLİNİK-2'ye gidecektik. 

*Maya'ya öğleden sonra verdiğim azıcık mama da  gene diren deliğinden çıktı. Akşam gittiğimizde VET-1  bölgeyi tekrar temizledi. 

17 Eylül

* VET-1 gece EX'le tekrar görüşüp tarihi 18 Eylül'e çekmiş. 

18 Eylül

*Akşam 20:00 de KLİNİK-2’ye gidiyoruz. Ameliyat ettiği çocuğu bugüne kadar görmeye gelmeyen, ilgilenmeyen,  merak etmeyen EX’le gergin geçen bir görüşmemiz oluyor.  Ayrıntılara girmeyeceğim. Çünkü daha önce bire bir pek konuşmamız olmadığı için kendisini  fazla tanımıyorduk. Nasıl biriyle karşı karşıya olduğumuzu bu durumda anlamamız bizim için gerçekten  çaresizlikti.

Önce endoskopiyle bakacağını söyledi. Kısa süre sonra Maya'yı getirip gösterdiler, baygın değildi. Diren yerinin dışında yeni bir delikten daha akıntı geliyordu. Endoskopiyle bakıp bakmadığı konusunda da bir şeyler söyledi ama hatırlamıyorum. Yoğun bir enfeksiyon olduğunu açması gerektiğini söyledi. Başka yapabileceğimiz bir şey yoktu. Maya tekrar EX tarafından ameliyat edildi. Ameliyat sonrası EX,   enfeksiyonun yemek borusunda fistül oluşturduğunu, bölgeyi yıkadıklarını ve fistülü diktiğini söyledi. Hatta orta kulaktan tüy yumağı çıkardıklarını bile söyledi. Söylediğine göre daha önce hiç böyle bir olayla karşılaşmamış.  Maya 15 gün ıslak mamayla beslenecekti. Reçeteyi yazdı.  Fistül bölgesinden numune aldıklarını ve antibiyogram için laboratuvara gönderilmesini istedi.  Biz Mayamızla gece yarısı eve döndük.

19 Eylül

*Maya geceyi sakin geçirdi. Yorgundu  hep yattı. Sabah 10’da KLINIK-1’e gidiyoruz. Yeni tedavi prosedürü başlayacak. Gece alınan örneği teslim ediyoruz.

*VET-1, gün içinde arayıp Maya yemek yemezse serum vereceğini söyledi. Maya çok az yedi.

20 Eylül:

* Maya geceyi kötü geçiriyor. Bana vücut ısısı düşüyor gibi geliyor. Sıcak su torbaları hazırlıyorum, Nebülizatörle Ventolin dumanı veriyorum. Biraz rahatlıyor.

* Sabah erken VET-1'e mesaj gönderiyorum. "… Maya iyi değil, ne yedi  ne de su içti acaba serum takılsa, oksijen alsa nasıl olur?"

* Sabah Maya’yı erkenden KLINIK-1’e götürüyoruz. Maya bütün günü küvezde geçiriyor. Bundan sonraki günlerde sabah bırakıp akşam aldık zaten. Oksijen rahatlatıyor.

*VET-1, gün içinde Maya’yı enjektörle beslemiş. Akşama bende deniyorum ama çok az verebiliyorum. Sonra önündeki bezde az bir mama birikintisi görüyorum. Tam emin değilim yedirmeye çalışırken dökülmüş olabilir diye düşünüyorum..

21 Eylül

* Sabah VET-1'e durumu anlatıyorum.

* VET-1 durumu EX'e ilettiğini söyledi. 

*Öğleden sonra Maya'nın durumunu soruyorum, VET-1 iyi olduğunu, mırlamaya başladığını söyledi. Fotoğrafını gönderdi. (İyi durumdaki en son fotoğrafı)

* Akşam üzeri VET-1 laboratuvardan gelen sonuçları EX'e göndermiş.

 Kültür sonucu: Kleasiella Pnevnovac (imipere, meropenem, er topenem, oxytetrocyline –duyarlı)

22 Eylül

*Sabah gece çektiğim videoyu VET-1'e gönderiyorum. Direnden aksırdıkça sümüksü bir akıntının geldiğini ve hava geldiğini yazıyorum. Şaşırıyor.

*VET-1 gece EX'le konuşmuş. Antibiyotik değişicekmiş, hatta gelirken almıştı. Direni yıkayacağını ve Cuma'ya kadar kalacağını söyledi. 

*VET-1 çektiğim videoyu EX'e göndermiş. EX tekrar yaş mama vermesini ve sonucu bildirmesini istemiş.

*VET-1 yaş mama vermiş. Aç Mayamız iştahla yemiş ama mama anında direnden dışarı çıkmış.

*Biz de öğrenince şok olduk. İnanmak istememiştim ama gördüğüm doğruymuş.

*VET-1, EX’le yaptığı telefon görüşmelerinde EX’in önce bizi KLİNİK-2'ye Cumartesi tekrar ameliyat için çağırdığını ama sonra da bize başka bir veteriner önerdiğini söyledi.

23 Eylül 

* Gece 02:00 antibiyotik için KLINIK-4 gitmeye başladık. Çünkü yeni antibiyotik 8 saatte bir serumla damardan verilecekti.

*VET-1 önerilen yeni yerden bizim için randevu almıştı.  EX'in de orayı arayıp hastayla ilgili yapılan her şeyi anlatacağını söyledi.

24 Eylül

*02:00 antibiyotik için KLINIK-4 gidiyoruz.

*VET-2'nin kliniğine (KLİNİK-3) öğlen gittik. Yardımcı veteriner  bizden anestezi (sedasyon) için imza aldı. Direni çıkaracaklarını ve delikten girip  bakacaklarını söyledi. Kısa bir süre sonra Maya'yı yarı baygın getirdiler dilinin arka kısmındaki bir tahrişi gösterdiler (Bunu neden yaptılar anlamadım). VET-2  ameliyata girdiği için bizimle görüşemeyecekmiş. Yardımcı veteriner bölgeden gelen akıntının salya olduğunu,  oradan yemek gelemeyeceğini söyledi. Bir şeyler daha söyledi ama hatırlamıyorum. Ayrıca telefonla veterinerimizi arayıp ona da aynı şeyleri söyledi, Sonra Maya’nın soluğunun iyi olmadığını, bu nedenle VET-2’nin şimdi bakmayacağını ve yeni başlanan antibiyotiğin bitmesini beklememizi,  10 gün sonra tekrar gelmemizi söyledi. Direni de bu arada çıkardılar.

 Biz ne yaşamıştık böyle, VET-2 direnden girip baktı mı bilmiyorum, neden yemek gelmediğini söyledi, üstelik bu EX tarafından da biliniyordu. Kendisine iletmiş olmalıydı. Karışmak mı istememişti, meslektaşını mı koruyordu,  o zaman neden bize randevu vermişti. 

Maya dört-beş saat süren bu yolculuk ve anesteziden sonra halsiz kaldı. ( Bu klinik Maya’nın 2017’de ilk kulak ameliyatını olduğu yerdi. Yolu burayla bir kere daha kesişmişti.)

*Maya yemek yemedi, su içmedi.. 

25 Eylül

* 02:00 antibiyotik için KLINIK- 4 gidiyoruz.

* Ortada kalmıştık. Bir süredir başka seçenekler araştırıyorduk, ama kimse bu durumdaki hastayı kabul etmiyordu ve başkasının yaptığı  ameliyata karışmak istemiyordu.

* Gece mama vermeyi deniyoruz. Maya istekle yiyor  ama gene anında direnden çıkıyor. Videolarını çekiyorum. 18 Eylül'de yapılan ameliyattan önce yemek bu kadar çabuk direnden çıkmıyordu. Şimdi sanki mideye gider gibi anında direnden çıkıyordu. Çaresiz durumdaydık ve ne yapacağımızı bilmiyorduk.

26 Eylül

* 02:00 antibiyotik için KLINIK- 4 gidiyoruz.

* Sabah tedavisi için  VET-1'e gittiğimizde, gece çektiğim videoları gösteriyorum. Sonra bunlardan birini hem VET-2'ye hem de EX'e göndermesini rica ediyorum. Belki utanırlar diye (bendeki saflık). Ayrıca EX’den bir  epikiriz istediğimizi söylüyorum. İstanbul dışında bir yere gitmeyi düşünüyoruz.

27 Eylül

* 02:00 antibiyotik için KLINIK- 4 gidiyoruz.

*Sabah, Maya’nın damar yolu artık çalışmıyordu. Yeni damar yolu açmaları için KLINIK- 4’e gidiyoruz, ama olmuyor. Akşama tekrar deneniyorlar gene olmuyor. Damarlar antibiyotik nedeniyle harap olmuş. VET-1,  18:00 ve 02:00 antibiyotik uygulamalarını pass geçmeye karar verdi.

* Başka yer arayışımız sonuçlandı. Yarın sabaha randevu aldık.(Tekrar  umut landık) 

*VET-1 şu ana kadar yapılan tedaviyle ilgili bilgileri  hazırlayıp bize veriyor.

* Sevgili Maya bu hafta hep bizimle yatmak istedi. Geceleri  ikimizin arasında bebek gibi yattı.

28 Eylül

* KLİNİK-5’e sabah erkenden geldik. VET-3, kısa süreli anezteziyle diren deliğinden baktı. Bize yemek ve soluk borusunda büyük bir yırtık olduğunu söyledi. Bölgeyi bize de anlatmaya çalıştı ama o ruh halimizle anladık mı, sanmıyorum. Riski göze alarak ameliyatına izin verdik. Bu son umudumuzdu. Hemen  ameliyata aldılar. Ameliyat sonrasında VET-3 durumunun 5-6 günde anlaşılacağını söyledi, dikilen bölgeyi anlattı, hatta bilgisayarda görsel üzerinde gösterdi. Yaşarsa yutkunmakta zorlanacağını (epiglottis de zarar görmüştü) söyledi. Biz Maya'nın ameliyattan çıkabilmesine sevinmiştik. Sonra Maya’yı yoğun bakıma aldılar. Dört beş gün klinikte kalacaktı ve takibini VET-4 yapacaktı.

*Akşam VET-4  bilgi vermek için aradı. Burundan beslemeye başladıklarını, lökositin yüksek, kan değerlerinin düşük  ve karaciğer değerlerinde sorun olduğunu ama  böbreklerinin çalıştığını, akciğerlerinde sıvı olmadığını söyledi. Biraz umutluydu.

29 Eylül

* Sabahtan Maya’yı  görmeye gittik. Yatıyordu, okşamalarımıza tepki vermedi. 

* Akşam üstü  VET-4 bilgi vermek için aradı. Durumunda fazla bir değişiklik yoktu. Başka bir mama deneyeceklerini söyledi.

30 Eylül

*KLİNİK-3’ten aradılar. Maya’ya  kan verilmesi gerektiği söylendi. Evdeki çocuklardan Dante, Ceyar, Şirin ve Mısır’ı alıp kliniğe gittik. Kan verecek kedinin genç olması,  kan grubunun uyması, kan değerlerinin  ve göğüs rontgeninin iyi olması gerekiyormuş. İkinci denemede Ceyar 'da sorun çıkmadı. Ondan kan aldılar.  Arada Maya’yı gördük, gene okşamalarımıza tepki vermedi, öylece yatıyordu.  Bu işlemler  (kan transfüzyonu) akşam  geç vakte kadar sürdü.

*Biz orada beklerken VET-1,  EX’in  gönderdiği epikriz yazısını iletti. Beş gün sonra gelen iki üç cümlelik bir yazı.  Zaten gerçek bir epikiriz beklemiyorduk. Ne yapacak diye merak etmiştik.  

* EX’in epikiriz için yazdıkları:  “Hastaya yapılan ventral bulla ostektomisi sonrası operasyon sahasından ağız içine açılan bir fistül tespit edildi. Operasyon sahasında yapılan revizyon ve fistülün kapatılmasının ardından hastada tekrar ağızdan alınan gıdanın diren açıklığından geldiği tespit edilmiştir.”

01 Ekim

* VET-4 bugün biraz  umutsuz konuştu. Kan verilmesine rağmen değerleri ancak 16’ya çıkmış. Durumun kritik olduğunu Maya'nın, kendini bırakmış gibi olduğunu söyledi.

02 Ekim

* Sabahtan Maya’yı görmeye gittim. Ayaklanmıştı. Küvez içinde yer değiştiriyordu. Ama nefes alışı kötüydü. Okşamalarıma tepki vermedi. Ama ben gene de ümitlenmiştim, en azından ayaklanmıştı.

* VET-4 akşam aradı, bugün yutkunma testi uygulamış, yutkunamamış.  Gene oldukça ümitsizdi.

* Gece 21:00 civarında KLINIK-5’den aradılar.  Maya’nın durumunun kötüye gittiğini ve daha fazla acı çekmemesi için ötanazi iznimizi  istediler.

* Burada duygularımızı ifade etmek çok zor. 33 gün içinde gözlerimizin önünde eridi gitti sevgili Maya, çok direndi, elimizden geleni yaptıysak da, aslında ona yardım edemedik. Şimdiye kadar başka hayvan dostlarımızı kaybettiğimiz olmuştu ama hiçbirisi içimizi bu kadar acıtmamıştı.

18 Ekim

*Bu süreçte bizimle aynı sitresi (belki daha fazlasını) yaşayan ve Maya için elinden geleni yapan,  sevgili veterinerimiz VET-1'e çok teşekkür ederim. VET-3 ve VET-4 her aşamayı bizimle açıkça paylaştılar, bilgilendirdiler, Klinik-5'de yapılması gereken her şey yapıldı.  Kurumda Maya'ya emeği geçen herkese teşekkür ederim.  Bu yırtığın yerini merak edenlere VET-3'ün epikiriz raporundan şu cümleyi yazabilirim: "Bölge açıldığında, feringoözofageal lümenin sol dorsolateral mukozasının yırtık olduğu görüldü." ( yutakla yemek borusu boşluğunun sol üst en dış katmanının yırtık olması). Gece serumla antibiyotik verilmesi için gittiğimiz KLİNİK-4'deki genç veterinerlere de teşekkür ederim. Umarım bozulmaz, öyle kalırlar.

* Bu bloğu hazırlamamın nedeni Veteriner Hekimliğinde Malpraktis tartışmalarına katkı sağlamaktır. Bunu Maya'ya ve onun gibi "tıbbi uygulama  / tıbbi kötü uygulama hatası" vb. nedenlerle hayatını kaybeden veya sakat kalan hayvan dostlarımıza borçluyuz.

21 Ekim

*Bütün süreci defalarca gözden geçirdim, her konuşulanı, her bilgiyi, her soruyu, her cevabı, her ayrıntıyı ve uygulanan her şeyi. 30 Ağustos'da yapılan ameliyatta her ne olduysa (bunu ancak EX'in kendisi bilebilir) bu bizimle paylaşılmadı, Ağız içinde olan bir sorunun enfeksiyonla sonuçlanmaması olanaksız. Bunu görüştüğüm hekimler söylüyor. 18 Eylül'e kadar da gerçek anlamda ameliyat ettiği hastayı takip etmedi, ilgilenmedi. Üstelik  sanki bize bir lütufta bulunuyormuş gibi davrandı. Ama sorunu çözemedi çünkü geç kalmıştı. Aslında bunu çok da sorun ettiğini düşünmüyorum. Sonra da bizi başından attı.

31 Ekim

*Sevgili Maya 30 Ağustos ameliyatından sonra ilk günler çok su içiyordu. Bizde su içiyor diye sevinmiştik, çünkü genelde az su içiyordu. Sonra önü ve sargı bezi çok ıslanınca veterinerimiz su içerken dikkat edin sargı bezi ıslanmasın diye uyarmıştı. Garibim aslında içtiği su direnden aktığı için önü ve sargı bezi ıslakmış. İçtiği suyun çoğu direnden çıktığı için de çok su içiyormuş. Güzelim neler çekmiş.

17 Ekim 2022 Pazartesi

MAYA

MAYA 

Sevgili Maya Kınalıadalı bir sokak kedisiydi. Aşağıdaki fotoğrafı 24 Mart 2017'de evin içinden çekmişim. O zaman Maya sokakta beslediğim kedilerden biri, camdan içeri bakıyor. Ne o bir gün içeri baktığı evin kedisi olacağını biliyor, ne de biz bir gün onu sahipleneceğimizi biliyoruz. Adını ben vermiştim.

2017'nin Ekim sonları gibi Maya sokakta çok hasta bir şekilde bulundu. Kulaklarında enfeksiyon vardı ve kendi çevresinde dönüyordu. İstanbul'a bir kliniğe gönderildi. Tedavisi sonrası Kasım sonuna doğru Adaya döndü. Ameliyat olmuştu. Denge problemi vardı. Bir süre bakmak için eve aldık. Sonra bizimle kaldı.

İnsana çok yakın, sürekli mır mır bir kediydi. Diğer kedilerle de iyi anlaşırdı.  Belediye tarafından kısırlaştırılmış olmasına rağmen sorunlar yaşamaya başladık ve ikinci kere kısırlaştırma ameliyatı oldu. Son iki-üç senedir de kulaklarındaki sorun tekrarladı, ilaçlarla baskılansa da iyileşmedi. Ameliyat olmadan iyileşmez dediler. Tetkikler yapıldı, her iki kulakta da polip vardı. Önce sol kulağından ameliyat oldu. Yaklaşık bir ay sonra da sağ kulağından ameliyat oldu. İşte hikayemiz bu ameliyatla başladı. 





23 Kasım 2017

12 Şubat 2020

16 Mayıs 2020



28 Ekim 2020

21 Eylül 2022









































MALPRAKTİS NEDİR ?

  MALPRAKTİS NEDİR? İngilizce’den dilimize yeni girmiş bir kavram. Nişanyan Etimoloji Sözlüğüne göre   tespit edilen en eski Türkçe kaynak...